1882 yılından bu yana tam dört nesil boyunca Türkiye’de yaşayan, Amerikan Bord ve SEV için hastane ve okullarda çalışan Shepard Ailesi’nin üçüncü nesil temsilcisi olan Dr. Barclay Shepard, 1 Ağustos 2026’da 100 yaşında ABD’de vefat etti… Tıpkı dedesi Fred Douglas Shepard ve babası Lorrin Shepard gibi o da 1995-2001 yılları arasında Gaziantep’teki SEV Amerikan Hastanesi’nde 6 yıl başhekimlik yaparak aile geleneğini sürdürmüştü. Vefatından derin bir üzüntü duyuyor, Sağlık ve Eğitim Vakfı olarak kurumlarımıza nesiller süren katkılarını saygı ve minnetle anıyoruz. Başta ailenin dördüncü nesil üyesi olarak TAC, UAA ve SAC’de uzun yıllar eğitimci olarak çalışan yeğeni Whitman Shepard nezdinde tüm ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
B arclay Shepard 16 Haziran 1926'da Lorrin ve Virginia Moffat Shepard’ın beş çocuğundan dördüncüsü olarak Boothbay Harbor, Maine, ABD’de doğdu. Babası, tıpkı dedesi gibi Gaziantep’te doktor olarak çalışırken Kurtuluş Savaşı döneminde ABD’ye dönmek zorunda kaldılar. Mr. Barclay daha sonra, “Tam o zamanlar annem bana hamileymiş. Anteplilere hep söylerim: Tohum burada ekildi, o yüzden ben kendimi yarı Antepli sayıyorum.” diyecektir. Barclay Shepard bir yaşında iken 1927 yılında Türkiye’ye dönerek İstanbul’a geldiler. Ablası Alice ve abileri Frederick ve kardeşi Connie ile 12 yaşına kadar İstanbul’da büyüdü. Eğitimi için Massachusetts'teki Deerfield Akademisi'ne gitti ve 1944 yılında mezun oldu. Ardından Maine Denizcilik Akademisi'ne devam etti. 1946 yılında okulunu bitirerek ticaret denizcisi olarak bir yıl dünyayı dolaştı.
1947'de Brunswick'teki Bowdoin College'a başvurarak, burada tarih ana dalını, Fransızca'yı ise yan dalı olarak okudu. Burada Massachusetts'ten Martha Loughman ile tanıştı ve evlendi. Ardından eşiyle İstanbul'a taşınan Mr. Barclay, 1950-1953 yılları arasında Robert Kolej'de İngilizce öğretmenliği yaptı. İlk oğulları Douglas dünyaya geldi. Mr. Barclay, üç yıllık öğretmenliğinin ardından dedesi ve babasının izinden giderek tıp okumaya karar verdi.
1954'te Boston'daki Tufts University School of Medicine'e kabul edildi. Bu arada eşi Martha, aynı yıl tek yumurta ikizi oğulları Richard ve David'i dünyaya getirdi. Tıp eğitimini askeri burs ile finanse eden Barclay, 1958'de Tufts'tan mezun olduktan sonra ABD Deniz Kuvvetleri'nde (Navy) aktif göreve başladı. Bethesda, Maryland'deki National Naval Medical Center'da bir yıllık stajını ve dört yıllık genel cerrahi ihtisasını tamamladıktan sonra, iki yıllığına Beaufort, South Carolina'daki U.S. Naval Hospital'a tayin edildi. Burada genel cerrah unvanını aldı ve daha sonra American College of Surgeons'a üye (fellow) kabul edildi. Bu dönemde göğüs cerrahisinde uzmanlaşmak istediğine karar vererek St. Albans, New York'taki U.S. Naval Hospital'a geçti; 1967'de göğüs cerrahı (thoracic surgeon) unvanını aldı. 1968'de ülkesine dönerek Deniz Kuvvetleri'ne bağlı hastanelerde cerrahi ve planlama bölümleri yönetti. 1978'de ABD Gaziler İşleri Departmanı’na geçti. 1995'te 34 yıllık kamu hizmetinin ardından emekli oldu.
Ancak emekliliği uzun sürmedi. Sanki kader bir döngüyü tamamlamak ister gibi büyükbabası ve nenesi Mr. Fred Douglas ve Mrs Fanny Shepard ile babası Mr. Lorrin gibi aynı hastaneye, Gaziantep’teki SEV American Hastanesi’ne başhekim olarak kendi deyişiyle “temellerinin atıldığı” topraklara geri döndü.
1995-2001 yılları arasında 6 yıl hastanede görev yaptı. 2001’de ABD’ye, Boothbay Harbor'a geri döndü ve vefatına kadar orada yaşadı.
Abileri Mr. Frederick ve Mr. Robert daha önce vefat etmişlerdi. Barclay Shepard, yine doktor olan ablası Alice ve kardeşi Connie ile birlikte üç oğlu ve eşleri, 9 torunu ile 20 tane de torun çocukları, yeğenleri ve kuzenleriyle büyük bir aileyi geride bıraktı.
Sağlık ve Eğitim Vakfı olarak kurumlarımıza katkıları için Barclay Shepard’a minnettarlığımızı sunuyor, başta SEV ve okullarımıza eğitimci ve okul müdürü olarak uzun yıllar katkıda bulanan abisi Mr. Frederick’in oğlu Whitman Shepard nezdinde tüm Shepard Ailesine ve dostlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.
2019 yılında Tarsus’ta restore edilen Sadıkpaşa Konağı’nın açılışında SEV’in davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Barclay Shepard ile Connect dergisinde yayımlanan söyleşiyi aşağıda tekrar sunuyoruz. Aynı tarihte kaydedilen videosunu ise ilk defa sizlerle paylaşırken Barclay Shepard’ı saygıyla anıyoruz.

Barclay Shepard, Maine Maritime Academy 2022 Homecoming töreninde yılın Mareşali olarak okulunu zirayet ederken. Marine, MMA Alumni Magazine
KENDİMİ YARI ANTEPLİ SAYIYORUM
Mr. Shepard, Türkiye’ye tekrar hoş geldiniz? Seyahatiniz nasıl geçiyor?
Çok güzel geçiyor. Sağ olsun Mehmet Bey (Nane) çok güzel bir mektup yazarak Tarsus’taki Sadıkpaşa Konağı’nın açılışına davet edince, atlayıp geldim. Oradan da Antep’e geçtim.
Gaziantep’te neler yaptınız?
Antep ziyareti çok iyi geçti. Antep’teki hastanede başhekim olduğum zamanlarda Aykut Tuzcu ile çok samimi arkadaş olmuştuk. Orada yine buluştuk. Yeni Zeugma Müzesi’ni gezdik. Aykut Bey beni Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile tanıştırdı. Bir, bir buçuk saat süren görüşmede Shepard Ailesi’nin tarihini anlattım. Ben kendilerinden, üç nesil bu şehirde görev yapmamız nedeniyle, bir sokağa Shepard adının verilmesini istedim. Onlar da “hay hay” dediler, yapacaklarını söylediler. Ertesi akşam, bahçesinde dedemin ve ninemin mezarlarının olduğu MMT Amerikan Hastanesi’ni ziyaret ettik… Hastaneyi işleten Mehmet Taşdelen çok varlıklı birisi. Hastaneye çok yatırım yapmış, her şey çok iyi görünüyor. Onunla da tanıştım. Op. Dr. Cezmi Ük, hastanenin başhekimi olmuş. Çok mükemmel bir hastane haline getirmişler. Ama ben kendi kendime soruyorum, ne için bunları yapmışlar? Gerçekten Antep’te bile büyük rekabet başlamış. İki üç yıl önce geldiğimden bu yana en azından 13 tane yeni özel hastane açılmış. Bu kadar hastane nasıl yaşayacak? Bir de muazzam büyüklükte, 1700 yataklı bir devlet hastanesi kuruluyormuş. Antep’in kurtuluşu olan 25 Aralık adını vereceklermiş. İşleri kolay değil, umarım başarılı olurlar.
Gaziantep, ailenizin tarihinde bir hayli önemli bir yer tutuyor…
Evet. Her ikisi de tıp doktoru olan dedem Fred Douglas Shepard ve ninem Fanny P. Andrews Shepard, 1882 yılında Antep’e geldi. Her ikisi de Michigan Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun. Antep’te verdikleri sağlık hizmetleriyle herkesin çok sevdiği ve saygı duyduğu insanlar oldular. Dedem 1915’te, ninem de 1920’de vefat etti, ikisinin mezarı da şimdi hastanenin bahçesinde. Üç çocukları Antep’te dünyaya geldi. İkisi kız, Alice ve Florence ve yine doktor olan babam Lorrin Shepard… Babam da tıp eğitimini ABD’de gördü ve 1919 yılında Antep’e dönerek hastanede çalışmaya başladı. Ancak savaş yılları… Babam oraya geldiği zaman İngilizler vardı, daha sonra onlar çekildi ve Fransızlar geldi. Bu karışık ve zorlu dönemde 1925 yılının Aralık ayında Antep’ten ayrılıp, annem Virginia Moffat Shepard ile Amerika’ya döndüler. Tam o zamanlar annem bana hamileymiş. Anteplilere hep söylerim: “Tohum burada ekildi, o yüzden ben kendimi yarı Antepli sayıyorum.” Ablam ve ağabeyim Frederick, Antep’te doğdular. Ben 1926’da Amerika’da Maine’da dünyaya geldim. Orada bir yaşına geldiğimde de İstanbul’a geldik.
ANTEP’TEN İSTANBUL’A…
İstanbul’a geldiniz ve babanız Lorrin Shepard, Amiral Bristol Hastanesi, bugünkü İstanbul Amerikan Hastanesi’nde 30 yıl cerrah ve başhekimlik yaptı, değil mi?
Evet, 1927’de tekrar Türkiye’ye, İstanbul’a geldik. Çocukluğumun en güzel günleri İstanbul’da geçti. 1938 yılında eğitimim için ABD’ye gittim. Maine’de küçük bir kolejde okudum. Sonra İstanbul’a geldim ve 1950’de Robert Kolej’de üç sene öğretmen olarak çalıştım. İlk çocuğum, dördüncü nesil olarak İstanbul’da doğdu. Doğumu, babam Lorrin Shepard yaptırmıştı. Robert Kolej’de çalışırken doktor olmaya karar verdim ve Amerika’ya tekrar döndüm. Boston’da Tufts Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdim. Genel cerrah ve kalp damar cerrahı oldum. 22 sene doktor olarak ABD Deniz Kuvvetleri’nde çalıştım. Vietnam Savaşı sırasında da bir hastane gemisinde görev yaptım. 1979’da emekli olunca Bakanlık’ta (Department of Veteran Affairs) emekli asker olarak 12 yıl daha çalıştım.
Sonra yeniden Gaziantep günleri geliyor...
O yıllarda eşimle ayrılınca, tekrar Türkiye’ye dönmeye karar verdim ve 1995 yılında İstanbul’a geldim. O zamanlar Yaşar Yaşer (TAC’51), SEV Yönetim Kurulu Başkanı’ydı. Yaşar Yaşer, bir gün Amerikan Bord’un yöneticisi Mr. McCain ile görüşürken, “Gaziantep’teki hastanenin başhekimliğine Amerikalı bir doktor bulabilir miyiz?” demiş. Mr. McCain de “Tabii öyle biri var” deyip bana haber verdi. Çok şaşırdım tabii. Aynı hastanede üçüncü nesil doktor olarak çalışacaktım, Yaşar Yaşer ile görüştüm ve altı sene Antep’teki Amerikan Hastanesi’nde yöneticilik yaptım.
Üçüncü nesil olarak Gaziantep’te olmak size neler hissettirdi?
Annemin bana hamileyken ayrıldığı Antep’e hiç gitmemiştim. Sadece 1947’de, bütün aile toplanıp, Uludağ’da kamp yapacaktık. Bunun için Amerika’dan bir vapurla önce Beyrut’a geldik. Ardından trene bindik. O zamanlar Antep’te istasyon yoktu, Fevzi Paşa’da indik ve karpuz dolu bir kamyona binerek Antep’e ulaştık. 21. doğum günümü orada geçirdik. Ondan önce Antep’i hiç bilmiyordum ve o zaman çok hoşuma gitmişti.
O zamanlar hastane ne durumdaydı? Hemşire okulu tekrar açılmış, ama kısa sürede kapanmıştı galiba?
Hastanenin durumu pek iyi değildi. Ben gelir gelmez ABD hükümetiyle bir anlaşma yaptım. Adana’daki konsoloslukta bir kadın vardı ve beraber çok iyi çalıştık. Hastaneye çok yardımcı oldular. İki defa çok büyük miktarda sağlık malzemeleri ve ekipman getirttim Amerika’dan. O zamanlarda Çukurova Üniversitesi’nin Rektörü Can Şahinoğlu (TAC’58) vardı. O da Tarsus mezunuydu ve çok yardımcı oldu, birlikte çok iyi işler yaptık. O yıllarda Emekli Sandığı ve SSK’lı (yeni adıyla SGK) hastalar da orada tedavi görebiliyordu. Ama hükümetten gelen paralar masrafları karşılamaya yetmiyordu, ödemeler çok geç yapılıyordu. Elimden geleni yapmaya çalıştım. Anadolu’nun ilk modern hastanesi Antep’te kurulmuştu. Amerikalı birçok doktor orada hizmet verdi. Hemşirelik okulu da öyle. Daha önce kapanmış ve tekrar açılmıştı. Ancak ben oradayken yeni bir kanun çıkarıldı ve bütün hemşire okullarının üniversiteye bağlı olması gerektiği söylendi. Hemşirelik okulu da üniversiteye bağlı olmadığı için kapanmak zorunda kaldı. Çok güzel bir okuldu, Amerikalı bir başhemşiresi vardı.
KENDİ DÖRDÜNCÜ NESLİMİ GÖRDÜM
Çocuklarınız ve torunlarınız Amerika’da yaşıyorlar değil mi?
Evet… Şunu söyleyebilirim: Kendi dördüncü neslimi de gördüm. Dokuz torunum ve yirmi bir torun-çocuklarım var. Büyük bir aile olmuşuz. Annemin babası da doktordu, ablam da doktor. Torunlarımın biri de doktor. Ablam uzun yıllar Japonya’da bir hastanede çalıştı. Biz beş kardeşiz. Ablam, Fredrich ve Robert, Antep’te doğdular. Ben Amerika’da, kız kardeşimse İstanbul’da doğdu.
Aileniz, 137 yıldır Türkiye’de... Dördüncü nesil olarak yeğeniniz Whitman Shepard, SAC’nin kurucu müdürü olarak çalışmıştı... Tüm bu hikâyeyi kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?
Herkes bana hatıralarımı yazmamı söylüyor. Ninemiz Fanny Shepard’ın tutuğu günlük şu an kız kardeşimde ve onu derlemeye çalışıyor. Bu gidişimde Antepliler, biterse bu kitapla birlikte kardeşimin de “Shepard Sokağı” açılışına gelmesini çok istediler. Ayrıca babamın kız kardeşi, halam Alice Shepard Riggs’ın yazdığı “Shepard of Aintab” adında bir kitap var. O da doktordur; dedem ve ninemle aynı üniversiteden, Michigan’dan mezun. Ama kitapta annesi Fanny’den pek fazla bahsetmiyor. Bir de Prof. Dr. Turhan Baytop’un “Antep’in Öncü Hekimleri” kitabı var. Bu nedenle bir kadın hekim olarak Fanny Shepard’ın öyküsü yazılmalı diye düşünüyorum. Kendisi doktordu, o zamanlar Türkiye’de kadınların doktor olmasına izin verilmiyordu. O nedenle ebelik yaptı. Botanikle çok ilgilendi. Bazı günler dedemle dolaşıyorlardı, çiçekleri topluyordu. 300 bitkiden oluşan iki koleksiyon yaptı, birisini Amerika’ya gönderdi, orada botanikle ilgilenen bir arkadaşı vardı. Birini de Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Dr. George Edward Post’a gönderdi. Dr. Post, Fanny’nin koleksiyonunu gördü ve bu çiçeklerden 7 tanesinin hiçbir yerde yayınlanmadığını fark etti. Bunlardan altı tanesine de Fanny nineme atıfla, Latince isim koyma geleneğine uyarak “Shepardii” uzantısını ekledi (Astragalus shepardii, Medicago shepardii, Knautia shepardii, Pterocephalus shepardii, Paracaryum shepardii ve Galium shepardii, yedinci türün ismi de Verbascum postianum). Fanny Shepard, Türkiye’de ilk medikal farmakoloji derslerini Antep’teki tıp okulunda verdi. Antepli kadınların el emeği ürünlerini satarak gelir elde etmelerini sağladı. Onun hakkında bir kitap çıkmasını çok isterim.
Tekrar Türkiye’ye gelecek misiniz?
Neden olmasın. Şimdi 93 yaşındayım. Kendimi, daha genç hissediyorum. Genler iyi. Teyzelerimden biri 106 yaşına kadar yaşadı. Annem ve babam 95 yaşına kadar… Antep’in havasının da etkisi olabilir. Baklavadan belki (gülüyor)…
(Bu röportaj Connect Dergisi Sayı:5 Yaz 2019 sayısında yayımlanmıştır. Dergiye buradan ulaşabilirsiniz.
"A Surgeon's Slice of Life - A Memoir by Dr. Barclay Shepard."
Dr. Barclay Shepard 2025 yılının başında kendi anılarını yazdığı kitabını "A Surgeon's Slice of Life - A Memoir by Dr. Barclay Shepard." yayımlamıştı.
DÖRT KUŞAK SHEPARD AİLESİ
BİRİNCİ KUŞAK
Fred Douglas Shepard (1855 -1915)/ Fannie Andrews Shepard (1856-1920)
(İkisi kız üç çocukları oldu.)
İKİNCİ KUŞAK
Dr. Lorrin A. Shepard (1890-1983) / Virginia Moffat Shepard (1882-1986)
Alice C. Shepard Riggs (1885-1983) /Ernest Riggs (1881-1952)
Florence Shepard
ÜÇÜNCÜ KUŞAK
Dr. Lorrin A. Shepard ve Virginia Moffat Shepard’ın 5 çocukları oluyor.
Dr. Alice Shepard Cary (1920-…) (Japonya’da doktor olarak çalıştı.)
Frederick D. Shepard (1922-1998) / Mary Alice Cary Shepard (1925-2021) (Kendisi ve eşi Talas, İzmir ve Üsküdar’da öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Oğulları Whitman Shepard Tarsus, Üsküdar, SEV ve SAC’de görev yaptı.)
Robert Shepard, PhD (1923-2017) (Massachusetts'teki Northeastern Üniversitesi'nde Kimya Bölümü başkanlığı ve fakülte dekanlığı yaptı.)
Dr. Barclay Shepard (1926-2026) (SEV Gaziantep Amerikan Hastanesi Başhekimliği yaptı.)
Connie Shepard Jolly / Robert (Bob) Paul Jolly (Eşiyle Tarsus’ta çalıştılar)
DÖRDÜNCÜ KUŞAK
Whitman Shepard / Bengü Akın Shepard (Whitman Shepard TAC’de öğretmenlik, UAA’da Headmaster, SEV Eğitim Direktörü ve SAC kurucu Headmaster olarak görev yaptı.)































