Dünyaya başka bir pencereden bakıyor!
Alzheimer ile mücadelenin küresel lideri

Sanat dünyası için yeni bir soluk: Zarastro Art

29.05.2023

Yatırım bankacılığından dijital sanat platformu Zarastro Art’a uzanan yolculuğunu, “Aslında ben yatırım bankacılığından sanata değil, sanattan yatırım bankacılığına gittim. Farklı dünyaları deneyimledim, inanılmaz çok şey öğrendim ve zamanı gelince evime geri döndüm,” diyerek özetliyor Haydar Can Taygun (UAA’07). Kendisiyle döndüğü evinde yapmak istediği değişiklikleri konuştuk.

Üsküdar Amerikan Lisesinden mezun olduktan sonra ABD’de, Brown Üniversitesinde Ekonomi ve Siyaset Bilimi okuyan Haydar Can Taygun, kariyerine kurumsal firmalarda başladı. GAMA’da enerji, DenizBank’taysa proje finansmanı alanlarında görev alan Taygun, 2016’da Amerika’ya bu kez de MBA için gitti. Dartmouth College bünyesindeki Tuck School of Business’da iki yıllık eğitiminin ardından Wall Street’te çalışmaya başladı. Bank of America Merrill Lynch’de Elektrik Üretim, Dağıtım ve Enerji Altyapı bölümünde birleşme, satın alma, hisse ve tahvil ihraçlarına yoğunlaştı. “Mayıs 2022 itibarıyla kariyerimde radikal sayılabilecek bir değişiklik yaptım ve Zarastro Art isimli butik bir çağdaş sanat platformu kurduk” diyen Taygun ile enerji piyasalarından bankacılığa, bankacılıktan sanata evrilen yolculuğunu konuştuk.

Lise yıllarınız sanat ve sporla iç içe geçmiş. Bugün dönüp baktığınızda siz o yılları nasıl değerlendiriyorsunuz?

UAA küresel bağlamda özel bir kurum. Aldığımız eğitimin beni önce akademik, sonra kariyer anlamında buraya getirdiğinin elbette farkındayım. Böyle bir altyapı olmadan Ivy Lig’in kapısından geçemezdim, büyük kurumların ancak hayalini kurardım. Fakat, beni “ben” yapan, başta Öğrenci Birliği olmak üzere Üsküdar Amerikan’da üstlendiğim görevler ve katıldığım aktivitelerdir. Okul başkanlığı bana liderliği, yüzme disiplini, müzik yaratıcılığı, tiyatro dayanışmayı, MUN ise hitabeti öğretti. Dolu dolu geçen beş yıl bana esaslı deneyimler yaşattı. Karakterimi şekillendiren ve hayatımı zenginleştiren dostluklar kazandırdı. En önemlisi, beni çok ama çok mutlu etti. Bugün lise yıllarımı düşündüğümde yüzümdeki gülümseme, paha biçilemez.

Yatırım bankacılığından Zarastro Art’a uzanan yolun taşları nasıl döşendi; sanatçı bir aileye mensup olmanız, sanata yönelmenize etki etti mi?

Yatırım bankacılığı, uzun saatleri ve stresli bir çalışma kültürü olan ancak entelektüel anlamda son derece tatmin edici bir kariyer yolu. Belki pandemi olmasa kendimi iyice kaptırdığım bu yolu bu kadar erken sorgulamayacaktım. Ancak şunu gördüm: Tüm hayatım boyunca tutkuyla bağlı olduğum sanat dünyasına geri dönmek için daha sonraki yıllarda cesaretim olmayabilirdi. Operacı bir anne (Yekta Kara) ve tiyatrocu bir babanın (Ali Taygun) oğlu olarak tüm çocukluğum sahnelerde, prodüksiyonlarda geçti. Yaşıtlarım akşam uyurken ben çeşitli rollerde, görevlerde sanatçılarla birlikte çalıştım, okul dışında tüm zamanımı onlarla geçirdim. Tatillerim, bayramlarım sanat izleyerek, sanat konuşarak geçti. Sanat her ne kadar renkli bir dünya olsa da işin içinde büyümek bana zorluklarını da öğretti. Sanat maalesef her zaman öncelik değil yaşamda, özellikle de Türkiye’de. Sanatçıların hayatları hiç de kolay değil. Bunu görerek, konfor alanımdan çıkıp sanat dışındaki dünyayı keşfederek ileride sanatçıların hayatlarına daha olumlu katkı sağlayabileceğime inandım. Aslında ben yatırım bankacılığından sanata değil, sanattan yatırım bankacılığına gittim. Farklı dünyaları deneyimledim, inanılmaz şeyler  öğrendim ve zamanı gelince evime geri döndüm.

Zarastro Art, geçen yıl kurulan genç bir dijital platform. Ortağınız Burcu Taygun’la birlikte böylesi bir platform oluşturmaya yönelten unsurları öğrenebilir miyiz?

Burcu ile çıkış noktamız şuydu: Eğer sanatçılar ve eserleri, toplum tarafından daha iyi anlaşılır kılınırsa sanat daha çok sevilir, daha fazla kişiye ulaşır. Sanatı takip etmeyenin aslında sanatla bir problemi yok. Anlamadığı için korkuyor, çekiniyor. Zarastro Art hayata geçtikten sonra bu tezimizi hem çevrim içi olarak hem de geçtiğimiz sonbahar Contemporary Istanbul’da yüz yüze tecrübe ettik. İnsanların sanata ve sanatçıya bakış açısı, anladıkça değişiyor; bunu fark ettiklerinde de sanatla yaşamayı, eser almayı gündemlerine alıyorlar. Bir başka konuysa sanata erişim. İzleme anlamında zaten bu bir insan hakkı, ama mülkiyet anlamında da bir ihtiyaç. Çağdaş sanatın yer aldığı galeriler, bir avuç koleksiyoner dışında geniş kitleye ulaşmada yetersiz kalıyor. İnsanlar da sanatsal ve finansal değeri olmayan dekorasyon nesneleri alıp piyasadan uzak duruyorlar. Çağdaş sanatın yaygınlaştırılmasında daha farklı yöntemler uygulanmalı. Koleksiyonerler açısındansa evrenseli tanıma, yeni sanatçılar keşfetme anlamında bir ihtiyaç söz konusu. Sanatın çok renkliliğini anlamanın ve kıymet vermenin yolu, çoğulcu yaklaşımdan geçiyor. Bir iki galeriyi ve birkaç sanatçıyı takip ederek zenginleşemez insan. Biz de bu yüzden keşif sürecini ev rahatlığında ve evrensel anlamda yapabilmenin peşindeyiz.

“Türkiye’de zihniyet değişimine ihtiyacımız var. Elbette başta çeşitli enstalasyonlar olmak üzere her işin çevrim içi gösterilmesine olanak yok. Biz de bunun farkındayız. Ancak özellikle koleksiyonerlerin dijital platformlar hakkında bazı ön yargılarını bir kenara bırakmaları gerek.” 

Özellikle pandemi döneminde sanat ve sanatçılar dijital platformlarda daha çok yer almaya başladı. Her geçen gün büyüyen dijital mecrada Zarastro Art’ı nasıl konumlandırıyorsunuz?

Evet, ama maalesef nitelikli bir artış değil bu. Ya ne olduğu belirsiz işlerin “bırakıldığı” pazar yerleri ya da kalite kontrolün, sağlıklı fiyatlamaların olmadığı müzayede siteleri. Biz meseleye son derece titiz yaklaşıyoruz. Öncelikle hangi coğrafyaya yöneleceğimizi, o ülkenin sanatı ve önemli sanatçıları hakkında aylarca araştırmalar yapıyor, yerel küratörlerle konuşuyor, bize uygun sanatçıları belirliyoruz. Sonra o sanatçıyla çalışmalarını nasıl daha iyi anlatabilir ve sunabiliriz diye birebir çalışıyoruz. Oluşturduğumuz metinler ve sanatçıyla yaptığımız röportajlarla biz aslında bir hikâye anlatıyoruz... Verdiğimiz bedelsiz danışmanlık hizmetleriyle hem satın alma öncesi eser seçimi hem de sonrası eserin nereye yerleştirileceği gibi konularda sanatseverlere destek olmaya çalışıyoruz. Çünkü eğer siz bir eseri salonunuza asıp her gün, farklı ruh hâlleriyle ona bakacaksanız, çocuklarınız onun önünde büyüyecekse, dostlarınızla onun hikâyesini paylaşacaksanız, bu basit bir satış değildir. Aslında biz meseleye etik yaklaşıyoruz ve sanata olan tutkumuzu herkesle paylaşıyoruz.

İnternet sitenizde sanatın tüm bileşenlerini bir araya getirerek bir ekosistem oluşturmayı hedeflediğiniz belirtiliyor…

Ekosistem oluşturmak uzun soluklu bir yolculuk. Henüz bir yaşını doldurmuş olan bir platform olarak Zarastro Art’ı hem sanatçı hem de sanat izleyicisi/alıcısı bakımından hızlı bir şekilde büyüttük. Sanatçı tarafında işimiz son derece kolaylaştı, çünkü sağlam bir altyapımız var artık. Kısaca göz atmaları sanatçıların bizimle çalışmak konusunda hızlıca karar vermelerine yetiyor. Alıcı tarafında, özellikle eğitim konusunda ciddi çaba gösteriyoruz. Sanat dünyasındaki tüm gelişmeleri düzenli olarak haftalık bültenlerle üyelerimize aktarıyoruz. Kurumlarla sanat piyasasıyla ilgili konuşmalar düzenliyoruz. Koleksiyoner olma yolundaki müşterilerimizi sürekli verilerle destekliyoruz. Kısa dönemde hedefimiz her iki tarafta da daha çok insana ulaşmak. Orta ve uzun dönemdeyse, sanatseverle sanatçının birebir etkileşime geçebildiği, sanatseverin de sanat üretimine katkı sağlayabileceği bir “one-stop shop” hâline gelebilmek.

Türkiye’deki sanatçıların sizinki gibi dijital platformlara ilgisi nasıl? Dünyayla kıyaslandığında, Türkiye’de atılması gereken adımlar var mı?

Türkiye’deki sanatçılar da dünyadaki meslektaşları kadar dijital platformlara ilgi duyuyor, çünkü sanatçı için aslolan eserini paylaşabilmektir. Dijital ortamda bunun geniş bir kitleye rahat ve yaratıcı bir biçimde yapılması bu ilgiyi yoğunlaştırıyor. Pandemi sırasında çevrim içi dilimin payı pastada tam iki katına çıktı ve son iki yıl içinde bunun geçici bir durum olmadığı net bir şekilde anlaşıldı. Fiziksel satış yapan aktörlerin dahi sanal odaları benimsemeleri ve NFT’nin yepyeni bir piyasa yaratması gibi faktörler dijital platformları odak noktası hâline getirdi. Türkiye’de zihniyet değişimine ihtiyacımız var. Elbette başta çeşitli enstalasyonlar olmak üzere her işin çevrim içi gösterilmesine olanak yok. Biz de bunun farkındayız. Ancak özellikle koleksiyonerlerin dijital platformlar hakkında bazı ön yargılarını bir kenara bırakmaları gerek. “Birebir görmeden eser satın almam” biçimindeki görüşler, dünyayla kıyaslandığında maalesef Türkiye’de daha fazla. Bunun ne kadar yanlış olduğu konusunda farkındalık yaratmak elbette bizim görevimiz. Bunu da işimizi iyi uygulayarak yaptığımıza inanıyorum.

Son olarak, Zarastro Art’ın, 2023 ajandasında hangi etkinliklerin olduğunu öğrenebilir miyiz?

2023 başında ilk karma sergimizi yaptıktan sonra kürasyon anlamında disiplinimizi, sergileme anlamında ise yaratıcılığımızı kaybetmeden daha fazla sanatçıyı göstermemiz gerektiğini gördük. Bu doğrultuda ilerleyebilmek için özellikle genç sanatçılara yönelik duyulan, bizim de paylaştığımız heyecanın peşinden gittik ve yepyeni bir segment yarattık: New Voices. İftihar ettiğimiz sergi konseptimizi orta ve ileri kariyer sanatçılarla sürdüreceğiz. Öte yandan, izleyici tarafından tüketilmesi daha rahat bir formatta daha fazla sayıda genç sanatçıyı ve ilham veren işlerini göstermeye başlıyoruz. Sergi tarafında ise kültürel anlamda çeşitliliğe verdiğimiz önem ve özenle yönümüzü Türkiye, Finlandiya, Estonya, Azerbaycan ve Gürcistan’dan sonra bu kez İsrail’e çeviriyoruz. İsrail’den çok değerli sanatçılarla yepyeni sergiler üzerinde çalışıyoruz. Uyandırdığımız ilgiyi teknolojiyle destekleyip yaşattığımız deneyimi farklı bir boyuta taşıyabilmek en büyük hedefimiz. Ancak çevrim içi alandaki misyon ve faaliyetlerimizi bütüncül bir yaklaşımla fiziksel olarak da desteklemeyi düşünüyoruz. Dünyanın farklı yerlerinde, başta sanat fuarlarında olmak üzere, platformumuzdaki sanatçıların en çarpıcı işlerinin birebir deneyimlenmesi için çevrim içi olarak ilişki kurduğumuz koleksiyoner ve sanat meraklılarıyla bir araya geleceğiz.

İLGİLİ KONULAR
BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum ve görüşleriniz çok değerli.

Yorum ve görüşleriniz çok değerli.

GÖRÜŞLERİNİZİ PAYLAŞIN