Dayanışmanın gücü: bir + bir = üç
Değişmeyen tek ihtiyaç vereceğimiz destektir!

Çocuklar bir an evvel okula dönmeli

27.05.2023

SEV Araştırma ve Etki Departmanı, 6 Şubat depremlerinin ardından farklı ülkelerdeki afetler sonrası yapılan araştırmalar ve uygulamalar ışığında çocukların yaşayabilecekleri sorunların çözümü için neler yapılabileceğini araştırdı. Hazırlanan bu rapora ilişkin SEV Araştırma ve Etki Departmanı Müdürü Dr. Emel Uysal ile konuştuk...

Deprem gibi afetler sonrasında okulların ve eğitimin devam etmesinin önemi nedir? Dünyada nasıl bir yaklaşım ve örnekler var?

Deprem gibi afetler toplumsal olarak hepimizi etkiliyor, etkiledi. Çocuklar açısından baktığımızda ise çok daha sarsıcı olabiliyor, güvende hissetmiyorlar. Tehdit sona erdiğinde çevrelerinde güvendikleri yetişkinlere dönüyorlar; ebeveynler, öğretmenler ve çocukların bakım sorumluluğunu alan diğer yetişkinler. Okullar çocuklar için tanıdık ve güvenilir yerler, çocukların normal faaliyetlerine ve günlük rutinlerine dönmelerine yardımcı olabiliyorlar. Okullarda iyileşmeyi kolaylaştıran bir diğer unsur da akranlar, felaketin ardından yaşanan stresin etkilerinin azaltılması ve çocukların iyi olma hâlinin desteklenmesi için akranlarıyla bir arada olmalarının önemine araştırmalar da dikkat çekiyor. Bir de yaşanan afetler sonrasında kesintiye uğrayan sadece eğitim-öğretim olmuyor, bazı çocuklar potansiyel olarak güvenli olmadıkları ortamlarda kalmak durumunda olabiliyor. Dünyada afetler sonrasında çocuk işçiliğinde ve kız çocukların eğitimden uzaklaşmasında artışların yaşandığını gösteren çalışmalar da var. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde, çocukların bir an evvel okula ve rutinlerine dönmelerinin önemi büyük. Dünyadan örneklere baktığımızda çocukların en kısa sürede okula dönmesini destekleyen politikalara ya da bu yönde önerilere yer verildiğini görüyoruz. Hatta afet sonrası hızla okula dönüş için, okulların kullanılamaz durumda olabileceği düşünülerek alternatif mekânların belirlenmesi ve eğitim-öğretim materyallerinin sağlanması için planlama ve uygulama içeren projeler bulunuyor.

Afetlerin çocuklara ve gençlere etkileri neler oluyor? Ne gibi sorunlar yaşıyorlar, dünyadaki örnekler ışığında bu sorunların etkileri ne kadar sürebiliyor?

Afetlerin çocuklar üzerinde kısa ve uzun vadeli etkileri olduğunu biliyoruz. Bu etkiler farklılaşabiliyor. Çocukların yaşı, ne ölçüde maruz kaldıkları, fiziksel olarak zarar görüp görmemeleri, yaşamlarına yönelik ciddi tehdit oluşması, sevilen birinin kaybı, günlük hayatlarında önemli değişikliklerin olması ya da daha önceki ruhsal durum, travmatik deneyimler gibi pek çok etken bulunuyor. Bu alanın uzmanları ve araştırmalar afetler sonrasında semptomların giderek azaldığını, ancak ne ölçüde maruz kalındığına ve bazı bireysel özelliklere göre de yıllarca devam edebildiğini söylüyorlar. Dünyadaki bazı örneklere baktığımızda, çocukların önemli bir kısmının yaşanan afet öncesi mevcut olmayan duygusal ve davranışsal zorluklar yaşadığı raporlanmış. Bu nedenle de çocukların yakınındaki destekleyici yetişkinlerin varlığı ve afetler sonrasında çocukların iyi olma hâlini destekleyecek çalışmaların uzun soluklu planlanması büyük önem kazanıyor.

"Okulların ve öğretmenlerin, çocukların normale dönmesi ve iyi olma hâllerinin desteklenmesi için rolleri büyük. Öğretmenlerin sakin ve güven verici olması, çocukların duygularını kabul etmeleri, konuşmaya izin vermeleri ya da teşvik etmeleri, her çocuğun farklı tepkiler verebileceğini göz önünde bulundurmaları öneriliyor."

Afet sonrası çocukların eğitiminde öğretmenlere ve okullara ne gibi görevler düşüyor, nasıl bir yaklaşım gerekiyor?

Okulların ve öğretmenlerin, çocukların normale dönmesi ve iyi olma hâllerinin desteklenmesi için rolleri büyük. Öğretmenlerin sakin ve güven verici olması, çocukların duygularını kabul etmeleri, konuşmaya izin vermeleri ya da teşvik etmeleri, her çocuğun farklı tepkiler verebileceğini göz önünde bulundurmaları öneriliyor. Sınıf etkinliklerini bir fırsata dönüştürmek de mümkün. Örneğin daha fazla akran iş birliğine dayalı etkinlik, problem çözme becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılabilir, iyi olma hâlini destekleyici çalışmalar sınıf rutini hâline getirilebilir. Burada hatırlanması gereken bir nokta bu tür durumlarda sınıf konuşmalarını ve etkinlikleri yönetmek konusunda zorlanılabileceği, güvenli alanda kalınması gerektiği ve mutlaka okuldaki psikolojik danışmanlık ve/veya rehberlik uzmanı olan meslektaşlardan destek alınması. Etkinlikler birlikte tasarlanabilir, konuşmalar birlikte yönetilebilir. En önemlisi de öğretmenlerin kendi iyi olma hâllerini gözetmesi, diğer yetişkinlerle ve gerektiğinde uzmanlarla görüşmesidir. Eğitimcilerin afet sonrası çocuk ve gençlerdeki olası etkileri, sınıf ve okul ortamının nasıl travmaya duyarlı hâle getirebileceği, sağlıklı bir eğitim-öğretim ikliminin nasıl yaratılabileceği üzerine de desteklenmesi gerekiyor. Okulların ise genel anlamda yukarıdaki önerilere ek olarak, çocukların iyi olma hâliyle birlikte öğretmenlerin ve diğer çalışanların da iyi olma hâlini gözetmesi, çalışanların duygularını paylaşması için alan açması; zaman tanıması önemli. Okulda yüksek risk altında çocuk ve gençler olabilir, bu çocuk ve gençlerin belirlenmesi ve müdahale planlarının olması öneriliyor. Uzun vadeli ruh sağlığı desteği sağlanmasına yönelik planlamaların yapılması bir başka önemli nokta. Okul değiştirmek zorunda kalan çocukların yeni okullarında destekleyici bir ortam bulmalarının adaptasyonlarını kolaylaştırdığı araştırmalarla ortaya koyulmuş. Ayrıca, afetin hemen ardından sağlanan psiko-sosyal desteğin yanı sıra afetlere hazırlıklı olmayı kolaylaştıracak eğitimler, simülasyonlar, müfredat zenginleştirme çalışmaları ve eğitimcilerin hazır olmasını sağlayacak uygulamalar da önem kazanıyor. Afet bilincinin yanı sıra risk azaltma kültürünün yaygınlaştırılması gerekiyor. Okullarda, psikolojik dayanıklılık (resilience) ve stresle baş etmeye yönelik çalışmaların da katkısı vurgulanıyor.

SEV Araştırma ve Etki Departmanının hazırladığı “Afet Sonrası Okul ve Eğitim Raporu”na linkten ulaşabilirsiniz.
https://flipbook.sev.org.tr/sev/afet_sonrasi_okul_ve_egitim/

CONNECT DEPREM ÖZEL BÖLÜM

  • 24.05.2023

    Vicdan sahibi herkes etrafına bir şekilde dokunur


    6 Şubat depremlerini ilk duyduğunda felaketin boyutunu tam olarak kavrayamadığını belirten Dobrinka Cidrof, deprem bölgesine yönelik çalışmalarına 7 Şubat’tan itibaren başladığını söylüyor.

    Devamını Oku
  • 27.05.2023

    İstersek daha güvenli ve doğa dostu şehirler yaratabiliriz


    İklim Krizi ve Afetler Uzmanı, Şehir Plancısı ve Mimar Sera Tolgay, Türkiye’deki nüfusun yüzde 70’ine yakınının deprem riski bulunan bölgelerde yaşadığına dikkat çekerek, can ve mal kaybının en aza indirilmesi için yetkililerin atması gereken adımlarla ilgili ipuçları veriyor.

    Devamını Oku
  • 27.05.2023

    Değişmeyen tek ihtiyaç vereceğimiz destektir!


    Derya Toros (ACI’09), arkadaşlarıyla kurdukları Birleşmiş Eller Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile depremzedelere tırlarla yardım ulaştırdı.

    Devamını Oku
  • 27.05.2023

    Depreme dayanıklılık sistemin çözmesi gereken bir olgu


    Virginia Tech’te araştırmalarına devam eden ve Missouri Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Güney Olgun’a (TAC’89) göre, her ülkede deprem sonrasında gördüklerimiz, o ülkenin sosyo-kültürel yapısının bir yansıması...

    Devamını Oku
  • 23.05.2023

    Depremde acı kaybımız: Op. Dr. M. Levent Tosyalı


    Depremde meydana gelen yıkımda hayatını kaybeden mezunumuz Levent Tosyalı ve annesine Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm TAC’82 sınıfına başsağlığı diliyoruz.

    Devamını Oku
  • 27.05.2023

    Çocuklar bir an evvel okula dönmeli


    SEV Araştırma ve Etki Departmanı, 6 Şubat depremlerinin ardından farklı ülkelerdeki afetler sonrası yapılan araştırmalar ve uygulamalar ışığında çocukların yaşayabilecekleri sorunların çözümü için neler yapılabileceğini araştırdı. Hazırlanan bu rapora ilişkin SEV Araştırma ve Etki Departmanı Müdürü Dr. Emel Uysal ile konuştuk.

    Devamını Oku
  • 23.05.2023

    Dayanışmaya devam…


    Ülkemizde büyük bir deprem yıkımına daha tanık olduk. Kayıplarımızın acısını derinden yaşadık. Yıkımın yaşanmasının hemen ardından mezunlarımızla sınıflar bazında bir araya gelerek maddi ve ayni yardım için harekete geçtik.

    Devamını Oku
  • 24.05.2023

    Bilginin gücünü insanlık için kullanmak!


    Zeynep Karagöz (UAA'94) ve küçük bir ekiple kurulan, bugün 4 bine yakın gönüllüsüyle proteze erişimi olmayan çocuklar için ücretsiz mekanik eller üreten Robotel, deprem nedeniyle uzuv kaybı yaşayan çocuklara da destek verecek.

    Devamını Oku
  • 24.05.2023

    Deprem bölgesinde sağlık hizmetleri


    Deprem bölgesinde yaşananları Halk Sağlığı Uzmanı olarak değerlendiren Gül Yurtsever Ergör (ACI’81), bu tür afetlerde meslektaşlarının bilgi birikimlerinin çok değerli olduğunu, siyasi otoritenin bu birikimi uygulamaları için gerekli kanalları açması gerektiğini belirtiyor.

    Devamını Oku
  • 23.05.2023

    Zor günleri dayanışmanın gücüyle aşacağız


    Connect olarak bu özel dosyamızda depremin hemen ardından dayanışmanın en güzel örneklerini veren mezunlarımızın çalışmalarına ve bölgedeki tanıklıklarına yer vermek istedik.

    Devamını Oku
  • 23.05.2023

    Yaraları sarmak uzun zaman alacak


    6 Şubat sabahı Kahramanmaraş merkezli depreme uyandığımızda yıkımın bu kadar büyük olduğunu hayal bile edemiyorduk.

    Devamını Oku
  • 24.05.2023

    “Ben bugün bir canı daha yaşattım” diyebilmek


    Yaşanan 6 Şubat depreminde ABD’de olan Travma ve Acil Tıp Hekimi Müge Sakıcı Cox (ACI’83), ekip arkadaşlarıyla hemen Hatay’a gelerek Antakya’da sahra hastanesinin kurulmasında görev aldı ve depremzedelere acil tıp hizmeti sağlayanlar arasındaydı.

    Devamını Oku
  • 24.05.2023

    “To do” hâlinden “to be” hâline geçilmeli!


    Uzman Çocuk ve Ergen Psikoloğu ve Psikoterapisti Nil Ertürk (ACI’08), 6 Şubat depremlerinin hemen ardından bölgeye gidip çocuklarla ve gençlerle çalışmalar yaptı.

    Devamını Oku
  • 27.05.2023

    Yeniden inşa katılımcı bir anlayışla yapılmalı


    Kolombiya, Meksika, İtalya, Brezilya ve Türkiye'de yer alan farklı belediyelerle birlikte daha sağlıklı, güvenli ve yaşanılabilir şehirlerin nasıl yaratılabileceğine dair projeler geliştiren Kentsel Tasarımcı Hayrettin Günç (UAA’07), deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin tüm tarafların görüşlerini alarak yapılması gerektiğini ve kısa vadeli, yara bandı diye adlandırılan çözümlerle derin sorunların ortadan kalkmayacağını belirtiyor.

    Devamını Oku
İLGİLİ BAŞLIKLAR
BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
27.05.2023

Deprem ve mühendislik ahlâkı

ODTÜ’de uzun yıllar Mühendislik Ahlâkı dersleri veren Ülkün Tansel (TAO’57 / TAC’60), yapı üretimine bambaşka bir açıdan yaklaşıyor. Ona göre bu bir milli mesele, bunun çözümü için okullardaki her yaştan çocuğa rüşvetin ve yasa tanımazlığın utanılacak bir şey olduğunu kavratmak gerekiyor.
27.05.2023

Yeniden inşa katılımcı bir anlayışla yapılmalı

Kolombiya, Meksika, İtalya, Brezilya ve Türkiye'de yer alan farklı belediyelerle birlikte daha sağlıklı, güvenli ve yaşanılabilir şehirlerin nasıl yaratılabileceğine dair projeler geliştiren Kentsel Tasarımcı Hayrettin Günç (UAA’07), deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin tüm tarafların görüşlerini alarak yapılması gerektiğini ve kısa vadeli, yara bandı diye adlandırılan çözümlerle derin sorunların ortadan kalkmayacağını belirtiyor.

Yorum ve görüşleriniz çok değerli.